DUYURU

Baroları kimliksizleştirme, niteliksizleştirme ve parçalama çabası, her ne kadar jet hızıyla çıkartılan bir kanunda vücut bulsa da aradan geçen süreçte meslektaşlarımızın karşı duruşuyla karşılaşmıştır. Meslektaşlarımızı, faili oldukları bu hukuk cinayetine ortak yapmak isteyenler; söylemleriyle, eylemleriyle ve internet sitelerine ekledikleri “yeni baro kurma butonları”yla ibretle hatırlanacak kadar çabalamış ancak mesleğe adım atarken ettikleri yemini unutmayan, meslek örgütünün parçalanmasına imza atmayı ve tahakkümü reddeden avukatları hesaba katmamışlardır. Çünkü o yemin ideolojilerden, iktidarlardan, dönemlerden ve tahakkümlerden farklı olarak sonsuza kadar yaşayacaktır. Uğruna, kanunla belirlenmiş seçim takvimi bir genelge ile ertelenen ikinci baronun bir türlü kurulamaması üzerine, Ankara’da mesleklerini kamuda icra eden meslektaşlarımıza baskı yapıldığı ve bu baskının bir mobinge dönüştüğü yönünde iddialar gündeme gelmektedir. Bu konuda kamu kurumlarının yetkili birimlerinin açıklama yapması ve bu duyumlarla ilgili inceleme başlatmaları en azından kanunen de olsa kamuya güven ilkesi ve idarenin tarafsızlığına gölge düşmemesi bakımından zorunluluktur.  Kantarı ebedi ve mutlak olan tarihin önünde, her türlü baskıya karşın meslek örgütünün parçalanmasına imza vermeyi reddeden avukatların onuru, aynı tarihin önünde tahakkümü yenecektir. Zira sonsuza kadar devam eden bir tahakküm henüz icat edilmemişken; Türkiye’de avukatlar vardır ve sonsuza kadar onurlu duruşlarıyla var olacaklardır. Tüm güçleriyle baroları parçalamaya çalışanlara karşı cübbelerine ilik açılmasına, düğme takılmasına izin vermeyen meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu, mesleğimizi ve geleceğimizi savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz.