DUYURU

Bu metin; bu ülke üzerinde yaşayan, hukuk devletine ve insan onuruna inanan herkese tarihi bir çağrıdır.Yaşımıza, güneşe, yağmura ve virüse rağmen ülkemizin dört bir yanından Ankara’ya yürümemizin ve başkentimizin girişinde tarafımıza uygulanan insanlık dışı muameleye rağmen direnmemizin ve kararlı duruşumuzun nedeni;Baroların yapılarının değiştirilmesi adı altında parçalanma, niteliksizleştirme ve susturulma tehdidine karşı bir tepki ama aslında bu tehdidin vatandaşın sesinin kesilmesi, temel hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılması karşısında savunmasız bırakılması anlamına gelmesinedir.Baroların bölünmesi, parçalanması, bağımsız savunma yerine siyasete ya da başka ortaklaşmalara dayalı, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklar yaratacaktır.Cumhuriyet’in ve elbette yargının vazgeçilmez kurumları olan barolar da “çoklu baro” kisvesi altında yıkıldığında, bu ülke üzerinde yaşayan ve adalete ihtiyaç duyan istisnasız herkes artık sessiz ve kimsesiz kalacaktır.Bizler, aşağıda isimleri yazılı barolar olarak, meslek değerlerimizden vazgeçmeyeceğimizi; meslek örgütümüzün içi boş, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklara indirgenmesine izin vermeyeceğimizi tarih önünde tüm Türkiye’ye saygı ve büyük bir kararlılıkla arz eder, herkesi seslerinin kısılmasını amaçlayan her türlü tahakküme karşı mücadelemize destek vermeye davet ederiz.