DUYURU

İnsanlık, bu gezegeni görünmez sınırlarla bölüp kardeşleri duvarlarla, pasaportlarla ve dikenli tellerle ayırdığından beri herkes potansiyel mülteci ve diğerinin gözünde daimi ötekidir.Bugün Van’da donarak hayatlarını kaybeden 13 insan aynı zamanda 13 yaşam hikayesi, 13 hayatta kalma savaşı, dağlarda sönmüş 13 yaşama umududur. İnsanı tüm milliyetlerden, dillerden, dinlerden arî olarak birbiriyle eşitleyen ölüm, hayatta kalma savaşıyla birleşip bu coğrafyada kol gezdikçe, içimiz kan ağlamaya mahkum kalacaktır.Göç, Türkiye’nin jeopolitik kaderidir. Bu kader, sonunun trajedilerle ve ölümlerle bittiği ve sessizce izlenilen insan hikayeleriyle bezenmeden makro düzeyde önlemler alınmalıdır. Van’da donarak hayatlarını kaybeden 13 insan, “göçmen” sıfatından önce kardeşimizdir; tıpkı geçen sene aynı bölgede karlar eriyince bedenlerine ulaşılan 39 insan, savaştan kaçarken Lübnan Dağları’nda donan göçmen çocuklar ve acısı halen yüreğimizde olan Aylan Bebek gibi.Ankara Barosu olarak Van’da hayatta kalma savaşında kaybettiğimiz 13 yaşam için duyduğumuz acıyı sınırlardan bağımsız tüm insanlıkla paylaştığımızı saygıyla arz ederiz.