33 BARO BAŞKANI´NDAN ORTAK AÇIKLAMA

Türkiye ve dünya kamuoyu artık biliyor ki; 2017 yılında başlayan hukuksuz soruşturma ve kovuşturma süreçleri sonucunda 20 avukat “avukatlık mesleğini icra etmeleri” suç atfedilerek 159 yıl hapis cezasına çarptırıldılar. Ve şu an Yargıtay önünde olan dosyanın ivedi bir şekilde incelenmesi ve bozulması gerekirken halen bir karar verilmiş değil.Yine bu süreçte, meslektaşlarımız Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik “Adil Yargılanma” talebi ile başlattıkları açlık grevini 5 Nisan “Avukatlar Günü”nde “ölüm orucuna” çevirdiklerini de hepimiz biliyoruz.ATK’nun yaptığı muayene sonucunda “hapishanede kalamaz” raporu vermesine rağmen, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, tahliye yerine, hastanede zorla tutularak tedavi edilmelerine karar verdiğini de yaşadık ve gördük. Bu kararla birlikte her iki meslektaşımız halen hapishane koşullarından daha ağır koşullara sahip mahkûm koğuşu denen hava olmayan hücrelerde iradeleri dışında tutuluyorlar.Bugün artık biliyoruz; Ebru ve Aytaç hızla geri dönülemez olana doğru gidiyorlar. Risk altında olan sadece Ebru ve Aytaç’ın hayatları değil, savunma hakkının ta kendisidir. Çünkü meslektaşlarımızın talebi tüm yurttaşların ihtiyacı/hakkı olan adil yargılanma hakkıdır. Bu nedenle de haklı ve yerine getirilmesi son derece basittir. Bugün ise vicdan sahibi herkes için Ebru ve Aytaç’ı yaşatmak bir sorumluluktur.Bizler baro başkanları olarak bu sorumluluk bilinciyle tüm yetkililere çağrıda bulunuyor: Adil yargılanma hakkının sağlanmasını, Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca ivedi bir biçimde tahliye edilmesini talep ediyor ve tahliyeleriyle birlikte meslektaşlarımızın yaşamları hakkında aldıkları bu kararı yeniden değerlendirmeleri için ısrarcı olacağımızın teminatını veriyoruz.